IDEF 2025 Sırrı Çözüldü: Türkiye Orta Asya'da Güç Mimarisi mi Kuruyor?
Dünya

IDEF 2025 Sırrı Çözüldü: Türkiye Orta Asya'da Güç Mimarisi mi Kuruyor?


11 August 20255 dk okuma25 görüntülenmeSon güncelleme: 26 August 2025

Türkiye, İstanbul'da düzenlenen IDEF 2025 Uluslararası Savunma Fuarı ile Orta Asya ve Güney Kafkasya'da yeni bir güç dengesi oluşturma yolunda önemli adımlar attı. Fuar, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) kapsamında çok taraflı savunma sanayi işbirliğinin kurumsallaşmasına zemin hazırladı. Avrupa'nın önde gelen stratejik rapor kuruluşlarından Special Eurasia'nın analizine göre, Ankara bölgede kilit bir oyuncu haline geliyor. Peki, IDEF 2025'in perde arkasında neler yaşandı ve Türkiye'nin bölgedeki rolü nasıl şekilleniyor?

IDEF 2025: Türkiye'nin Bölgesel Güç Hamlesi

Special Eurasia'nın raporu, IDEF 2025'in jeopolitik etkilerini detaylı bir şekilde inceliyor. Rapora göre, Türkiye, Türk dünyasında savunma alanında ana tedarikçilerden biri olma yolunda ilerlerken, aynı zamanda siyasi koordinatör rolünü de üstleniyor. Bu durum, bölgedeki diğer aktörler olan Rusya, Çin, İran ve Batı dünyası arasındaki rekabeti de körüklüyor.

  • Türkiye'nin Savunma Sanayiindeki Yükselişi: IDEF 2025, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yeteneklerini sergileme ve uluslararası işbirliklerini geliştirme açısından kritik bir platform oldu.
  • Bölgesel İşbirliği: Fuar, Türk Devletleri arasındaki askeri işbirliğinin güçlenmesine ve ortak savunma projelerinin hayata geçirilmesine katkı sağladı.
  • Jeopolitik Rekabet: Türkiye'nin bölgedeki etkinliğinin artması, diğer küresel güçlerin de bölgeye olan ilgisini artırarak rekabeti yoğunlaştırdı.

Türkiye'nin bu hamlesi, bölgedeki dengeleri nasıl etkileyecek? Rusya, Çin, İran ve Batı'nın bu duruma karşı stratejileri ne olacak? Tüm bu sorular, önümüzdeki dönemde Orta Asya ve Güney Kafkasya'daki gelişmelerin seyrini belirleyecek.

Ankara'nın Yeni Rolü: Savunma Tedarikçisi ve Siyasi Koordinatör

Rapora göre Ankara, Türk dünyasında savunma alanında ana tedarikçilerden birisi haline gelirken, siyasi koordinatör rolü üstleniyor. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki etkisini ve nüfuzunu artırıyor. Türkiye'nin savunma sanayiindeki son yıllardaki atılımı ve geliştirdiği teknolojik yetenekler, bu rolü üstlenmesinde önemli bir etken. Özellikle insansız hava araçları (İHA'lar),zırhlı araçlar ve diğer savunma sistemleri, Türkiye'yi bölgede tercih edilen bir tedarikçi haline getiriyor.

Ayrıca, Türkiye'nin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) içindeki aktif rolü ve diplomatik girişimleri, siyasi koordinatör rolünü pekiştiriyor. Türkiye, bölgedeki istikrarın sağlanması ve sorunların çözümü için aktif olarak arabuluculuk yapıyor ve işbirliği platformları oluşturuyor.

IDEF 2025 ve sonrasında yaşanan gelişmeler, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Kafkasya'da yeni bir güç mimarisi kurma yolunda ilerlediğini gösteriyor. Ankara'nın savunma sanayiindeki yükselişi, siyasi koordinasyon yetenekleri ve bölgesel işbirliğine verdiği önem, bu sürecin temel taşlarını oluşturuyor. Ancak, bu süreçte Rusya, Çin, İran ve Batı gibi diğer küresel güçlerin de bölgedeki dengeleri etkileme çabaları göz ardı edilmemeli. Önümüzdeki dönemde, Türkiye'nin bu aktörlerle nasıl bir ilişki geliştireceği ve bölgedeki istikrarı nasıl sağlayacağı, merakla takip edilecek.